Perşembe, Aralık 28, 2006

Darty Nedir?

Nedir Darty? Son günlerde bol bol reklamlarını gördüğümüz bir marka. Evet Darty'nin bir marka ismi olduğunu biliyoruz. Peki ne markası? Hemen ilana bakalım.

Darty

İlanda ilk gözümüze çarpan başlık şöyle diyor: "Hizmette 'Güven Çerçevesi' Dönemi Başladı! Sizi Hiç Yalnız Bırakmıyoruz". Darty bir banka olabilir mi acaba? Devam edelim ilana bakmaya. Yukarıda yine büyük puntolarla yazılmış bir diğer başlık da şöyle diyor: "Darty Avrupa'daki 223. Mağazasıyla, Şimdi Mecidiyeköy Profilo Alışveriş Merkezi girişinde.". Evet Darty bir mağaza. Onu anladık hemen. Üstelik şimdiye kadar Avrupa'da 222 mağazası varmış, 223. mağazasını Türkiye'de açmış. Yani bir Avrupa markası. Ama ne satıyor, işte onu henüz anlayabilmiş değiliz. Mecburen ilana bakmaya devam edeceğiz.

İlanda kullanılan büyük görselde telefonla konuşmakta olan bir kadının yüzü, ortası yuvarlak olarak açılmış bir kare ile çerçevelenmiş. Darty'nin logosuna baktığımızda bunun Darty'nin amblemi olduğunu anlıyoruz. Logonun hemen üzerinde markanın ana vaadleri olduğunu düşündüğümüz 3 ibare görüyoruz: "ürünün en iyisi", "fiyatın en iyisi", "hizmetin en iyisi". Bundan iyisi Şam'da kayısı. Tüketici başka ne ister ki? Marka vaadleri doğru ve yerinde görünüyor. Ama gel gelelim biz hala Darty'nin ne markası olduğunu, ne sattığını, hangi alanda en iyi ürünü, en iyi fiyatı ve en iyi hizmeti sunduğunu anlayamadık.

Hırs yaptık, bulacağız illa Darty'nin ne markası olduğunu. Devam ediyoruz ilana bakmaya. Artık bakmak yeterli olmuyor, onun için küçük yazılara da bir göz atalım diyoruz. Ortadaki başlığın hemen altındaki ilk paragrafa şöyle göz ucuyla hızlıca bir bakıp ne anlattığı konusunda bir fikir edinmek istiyoruz. Evet yine hizmet kalitesinden, güvenden söz ediliyor. Sıradan bir okuyucu tavrıyla sıkılıp bırakıyoruz okumayı. Tam artık Darty'nin ne markası olduğunu bilmeyenin sadece kendimiz olduğunu düşünmeye başlayacakken ilanın en altına gizlenmiş bir yazıyı farkediyoruz bir anda. Bingo! Sonunda bulduk: "Elektronik ve Beyaz Eşyada 'Güven Çerçevesi'". Evet, Darty elektronik ve beyaz eşya satan bir mağaza markasıymış meğer. Tabii ya. Nasıl düşünemedik! Yukarıdaki küçük yazılara tekrar baktığımızda ikinci paragrafta da "Elektronikten beyaz eşyaya yüzlerce marka..." diye başlayan bir satır görüyoruz ve anlamakta bu kadar zorlandığımız için kendimizi ayıplıyoruz.

***

Darty'nin hedef kitlesi kim? Ben. Peki bu ilan ilk gördüğümde bana ne söylüyor? "Burada seninle ilgili birşey yok, sayfayı çevirip gazeteni okumaya devam edebilirsin." Ben de aynen öyle yapıyorum. Bunu yaparken de aslında Darty'nin bana sunmayı vaad ettiği "en iyi üründen", "en iyi fiyattan" ve "en iyi hizmetten" habersiz olarak hayatıma devam etmek durumunda kalıyorum.

***

İlanı hangi ajansın hazırladığını bilmiyorum. İlanı eleştirirken tüm sorumluluğu ajansa yüklemek gibi bir niyetim de yok. Çünkü nasıl bir brief verildiği, nelerin amaçlandığı hakkında bilgi sahibi değilim. Ancak hem bir hedef kitle hem de bir marka iletişimcisi olarak Darty ilanına biraz daha yakından bakmak gerektiğini düşünüyorum.

***

Darty, marka vaadleri bakımından belirli alanlara odaklanmış görünüyor. Bu iyi. Sanırım sorun, ilk kez Türk tüketicisine "merhaba" diyecek olan bir markanın, lansman ilanında asıl faaliyet alanını geri planda bırakmasında yatıyor. Diğer bir deyişle, markanın asıl faaliyet alanı hakkında hiç bir fikir vermeyen ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren markaların da sahiplenebileceği vaadlerin, bir lansman ilanında fazlaca öne çıkarılmış olmasında. Örneğin "hizmette güven" söylemi pek tabii bir banka tarafından da vurgulanabilir. Ya da "en iyi ürün", "en iyi fiyat" bugün bir çok perakendecinin zaten kullandığı kavramlar. O nedenle bu vaadler, ancak, markanın faaliyet alanını bildiğimizde bir anlam kazanabiliyor; ancak o zaman o markanın sektöründe farklılaşmasına hizmet edebiliyor.

Sonuç olarak Darty, "ne" yaptığından çok, "nasıl" yaptığını anlatma telaşı içerisinde bazı şeyleri gözden kaçırmış gibi görünüyor.

Marka iletişiminde bir yanlış bazen 10 doğruyu götürebilir.

Bilmem anlatabildim mi?

Darty hakkında daha fazla blgi için: http://www.darty.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bu yazıyı dilediğiniz bir sosyal paylaşım sitesine eklemek için tıklayın! Unique Brand Words yazılarını dilediğiniz bir RSS okuyucu ile takip etmek için tıklayın!



Salı, Aralık 19, 2006

Dünya Markası Olmak

"Dünya markası olmak" söylemi son yıllarda fazlasıyla tartışılır bir hale geldi. Kim dünya markası, kim değil, dünya markası olmak ne demek? vb. konularda herkes birşeyler söylüyor. Konuyla yakından ilgilenenlere Güven Borça'nın "Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?" adlı kitabını tavsiye edebilirim.

Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı? Marka Olmanın ABC'si - Güven Borça

Kimin dünya markası olduğunu kimin olmadığını açıkça ortaya koymaya yeter mi bilmiyorum ama bugün elimizde, sadece meraktan bile olsa şöyle bir göz atabileceğimiz ama kesinlikle kayıtsız kalamayacağımız güvenilir bir kaynak olduğunu söyleyebilirim:

Dünyanın "branding" alanında önde gelen online yayınlarından biri olan brandchannel.com'un 2001 yılından bu yana her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği bir okuyucu anketi: brandchannel’s Readers’ Choice Awards.

Araştırma her yıl Kasım ve Aralık ayları boyunca brandchannel.com okurlarının internet üzerinden katıldıkları oylama ile gerçekleştiriliyor. Araştırmaya katılanlar, içerisinde bulunulan yıl içerisinde kendilerini olumlu ya da olumsuz bir şekilde en fazla etkilemiş olan en çok 5 markayı seçiyorlar. Oylama öncelikle Global kategorideki markalar için gerçekleştiriliyor. Katılımcı daha sonra dilerse Asia-Pacific, Europe & Africa, Central & Latin America ve North America bölgesel kategorilerinde yer alan markalara da oy verebiliyor.

Araştırma sonuçları genellikle takip eden yılın en geç Şubat ayında yine aynı sitede açıklanıyor ve dünyanın bir çok ülkesindeki yankıları da çok kısa bir süre içerisinde ses vermeye başlıyor. Yani kimse bu sonuçlara kayıtsız kalamıyor.

Şu sıralar 2006 yılı anketinin devam ettiği bu araştırmanın 2005 yılı sonuçlarına kısaca bir göz atalım ve sonuçların hepimizin kafasında bir şekilde var olan "dünya markası" kavramı ile örtüşüp örtüşmediğini de usulca gözden geçirelim.

The Search Is Over: Google wins brandchannel’s 2005 Readers’ Choice Award. Skype debuts in third.

The Search Is Over: Google wins brandchannel’s 2005 Readers’ Choice Award.

2005 yılının birincisi, kuşkusuz, hayatımıza sorgusuz sualsiz giren, girmekle pek de kötü etmeyen ve dünyadaki bilgiyi düzenlemeyi kendine misyon edinen sevgili Google.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Araştırmanın konusu, üzerimizde "olumlu ya da olumsuz en çok etkiyi bırakan" marka ya da markaları belirlemekti. Yani hayatımızda bir şekilde kayıtsız kalamadığımız markaları. Bu amaç zaten bir anlamda marka olmanın ön şartlarından birini de tanımlamıyor mu? Markaların hep akıllarla ve gönüllerle ilgili olduğunu söyler dururuz. İşte bu araştırma, öyle ya da böyle aklımıza yer eden, daha doğrusu aklımızda sıkı bir "yer edinen", bizi tam da kalbimizden vuran markaları ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Hem de dünya ölçeğinde. 2005 yılı anketine dünyanın 99 ülkesinden 2,528 kişi katılmış ve çoğunluğu da Google'ın hayatlarını bir şekilde etkilediğini söylemiş. Yani Google dünya çapında bir etki yaratmayı başarmış. Yani bir dünya markası olmayı. Darısı bu topraklardaki markaların başına.

2005 yılı sonuçlarının tamamı için tıklayın >>

Bu yazıyı dilediğiniz bir sosyal paylaşım sitesine eklemek için tıklayın! Unique Brand Words yazılarını dilediğiniz bir RSS okuyucu ile takip etmek için tıklayın!



Başlarken...

Adettendir, başlamadan önce bir kaç satır yazmak gerek. Ve madem uyduk adete, o zaman yine klasik bir soru ile devam etmek gerek: Neden Blog?

Öncelikle "Neden Blog?" sorusunun artık biraz zaman aşımına uğradığını düşünüyorum. Çünkü nerdeyse "Neden Web Sitesi?" sorusuyla aynı kıvama gelmek üzere. Bilginin ve bilgi paylaşımının her geçen gün daha da hız kazandığı bugünlerde, artık gündemi yakalamak yetmediği gibi gündemin bir parçası olmak, gündeme birşey katmak ve en önemlisi gündeme dahil olmak gerekiyor. Başka bir deyişle, aslında herkesin kendi gündemini yaratması gerekiyor. İşte bloglar bunun için biçilmiş kaftan. Kelime anlamı olarak "weblog"'dan gelen "blog" kavramı bir yandan yaşadığımız hayatın günlük izlerini internet üzerine taşırken diğer yandan da gelişen teknoloji ile birlikte artık herkesin kendi gündemiyle dünyaya açılmasını oldukça kolay bir hale getiriyor.

İşte bu noktada "Neden Blog?" yerine "Neden Unique Brand Words?" sorusunun daha gerekli olduğu ortaya çıkıyor.

Yanıtı basit: Kendi gündemimizi yaratmak ve yarattığımız bu gündemi paylaşmak. Unique Brand Factory olarak, bundan yaklaşık 4 yıl önce, Türkiye'de pazarlama iletişimi sektöründe yeni birşeyler ortaya koyabilmek amacıyla yola çıktık. Evet yeni birşeyler, yani henüz yeterince gündemde olmayan şeyler. Geçen zaman içerisinde o zamana göre yeni olan bu şeyler gündemdeki yerlerini yavaş yavaş almaya başladılarsa da biz bunun halen yeterli olmadığını düşünmeye devam ediyoruz.

Markalaşma, marka tasarımı, marka iletişimi, iletişim tasarımı gibi kavramlar, sektörel terminolojimizde bolca kullanılmakta olsa da, bu kavramlara ve bu kavramlar kapsamında üretilen profesyonel hizmetlere asıl ihtiyacı olan kişi ve kuruluşların konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıklarını, bu nedenle de kendi çıkarlarına hizmet edecek yeterli önemi vermediklerini düşünüyoruz. Burada sözünü ettiğimiz kuruluşlar tabii ki sektöründe kendini kanıtlamış, kurumsallaşmış ve profesyonel olanlar değil.

Unique Brand Words'un içeriği yukarıda adı geçen kavramlar etrafında oluşacak. Bu konuda, çeşitli ortamlarda paylaştığımız görüş ve düşüncelerimizi bu sayfalar aracılığı ile daha geniş bir platformda paylaşma imkanımız olacak. Ayrıca yine konu kapsamında Türkiye'den, dünyadan ve UBF'den haberler de bu sayfaların satırlarını doldurmaya devam edecek.

Kısacası önce kendi marka gündemimizi yaratıp, sonra da bu gündeme dahil olmak isteyen herkesle bunu büyük bir keyif ve heyecanla paylaşacağız.

Yayınlanan yazılara eklenecek yorumların gündeme dahil olmanın en kısa yolu olduğunu hatırlatmaya gerek yok sanırım.

Bu yazıyı dilediğiniz bir sosyal paylaşım sitesine eklemek için tıklayın! Unique Brand Words yazılarını dilediğiniz bir RSS okuyucu ile takip etmek için tıklayın!