Pazartesi, Ekim 22, 2007

Facebook Savaşları

İnternet sektöründeki milyar dolarlık şirketlere bir yenisi daha ekleniyor. Wall Street Journal gazetesine göre, Microsoft, Facebook’un yüzde 5 hissesini, 300 ila 500 milyon dolar arasında bir fiyatla satın almaya hazırlanıyor.

Facebook

Son günlerde nereye baksak onu görüyoruz. Dünyayı saran Facebook çılgınlığı tüm hızıyla karasularımıza da girmiş durumda. İlk başta Harvard öğrencileriyle sınırlı olan, ancak kısa süre içinde önce Boston bölgesindeki diğer üniversitelere, ardından da ülke çapındaki okullara yayılan ve son olarak da 11 Eylül 2006’dan itibaren herhangi bir elektronik posta adresi olan herkesin kullanmına açılan Facebook, dünyanın en çok kullanılan internet sitelerinden birine dönüştü. Ülkemizde de son günlerde medyanın da "desteğiyle" büyük bir hızla popülerleşen bu "sosyalleşme" ağı, 2007 dünya markalar listesinin ön sıralarından bir yer kapacak gibi görünüyor.

Facebook, bugün sahip olduğu 42 milyon aktif kullanıcısı ile Microsoft ve Google gibi dünya teknoloji devlerinin iştahını kabartıyor. Ancak geçtiğimiz yıl Yahoo'nun 1 milyar dolarlık teklifini geri çeviren Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg, sitenin bağımsız kalmasından yana olduğunu belirtiyor. Microsoft'un, Facebook'un %5 hissesine 500 milyon dolar teklifinin kabulü halinde şirketin piyasa değeri 10 milyara ulaşacak. Bu arada, "dünyanın bilgisini derlemek" gibi ulvi bir vizyona sahip olan Google ise, insanların neredeyse aldığı nefesin bile kaydının tutulduğu Facebook'un peşini kolay kolay bırakacağa hiç benzemiyor.

brandchannel.com'un her yıl düzenlediği Readers' Choise marka araştırmasının kriterini bir kere daha hatırlayalım: "Geçtiğimiz yıl içerisinde hayatınızı olumlu ya da olumsuz en çok etkileyen marka hangisi?"

Hatırlarsınız, 2006'da Google'ın YouTubee'u 1,65 milyar dolara satın alması ile birlikte YouTube listenin doğrudan 3. sırasına yerleşmişti. Şimdi bırakın hayatları etkilemeyi, neredeyse insanların hayatlarında bir fenomen haline gelen Facebook'u bu listede görmek kimse için pek şaşırtıcı olmayacak sanırım.

Artık merakla beklediğimiz şey, Facebook savaşlarını kimin kazanacağı. Benim tahminim Google'dan yana, ya sizinki?

Etiketler: , , , ,


Bu yazıyı dilediğiniz bir sosyal paylaşım sitesine eklemek için tıklayın! Unique Brand Words yazılarını dilediğiniz bir RSS okuyucu ile takip etmek için tıklayın!



Çarşamba, Ekim 03, 2007

Media Markt ve Darty

Geçtiğimiz hafta yeni bir teknoloji market açıldı Türkiye'de: Media Markt. Yer yerinden oynadı adeta. Açılış günü mağaza önünde oluşan izdiham tüm medyada ilk sırada yer aldı.

Peki bu izdiham neden oluştu? Media Markt ne söyledi, nasıl söyledi de herkes sanki kıtlıktan çıkmış gibi açılış günü saatler öncesinden yığıldı mağaza önüne?



Media Markt'ın temel mesajı şuydu: "Ucuz teknoloji ürünleri." Bu kadar basit. Önemli olan bunu nasıl söylediği. Media Markt'ın ilanları çok tartışıldı. Gerek ilanlarda kullanılan tiplemeler, gerek bazı milletlere yaptığı göndermeler etik açıdan eleştiri konusu oldu. Şu anda bu detaya girmek niyetinde değilim. Üzerinde durmak istediğim asıl konu, mesajı hedef kitlesine ulaştırmaktaki başarısı. Şimdi diyeceksiniz ki, "başkası da bu kadar ucuz ürün satsa orda da aynı şey olur". Açıkçası ben aynı fikirde değilim.

Darty'yi hatırlayalım. O da çok eski sayılmaz, geçtiğimiz yıl Aralık ayında açmıştı Türkiye'deki ilk mağazasını. Neydi Darty'nin temel mesajları: "En iyi ürün", "en iyi fiyat" ve "en iyi hizmet". Üstelik ilanlarında bu mesajları ve logosunu öylesine ön plana çıkarmıştı ki, Darty'nin ne markası olduğunu, ne sattığını bile gölgede bırakmıştı. Sorun da buradaydı zaten. Darty geldi, sunmayı vaad ettiği "en iyi fiyatları" ile sessiz sedasız açıldı. Madem "iyi fiyat" vaadi tüketiciyi harekete geçiriyor, o zaman tüketici, kendisine sunulan "en iyi ürünleri, en iyi fiyat ve en iyi hizmetle satınalma" vaadine neden Media Markt kadar ilgi göstermedi? O günlerde de yine bu sayfalarda konuyla ilgili olarak "Darty nedir?" başlıklı bir yazı yazıp iletişim yöntemi ile ilgili düşüncelerimi detaylı olarak paylaşmıştım. İlgilenenlerin o yazıyı da okumalarını öneriyorum.

Burada Media Markt'ın yarattığı izdihamı savunmak ya da bir başarı olarak göstermek niyetinde de değilim, o bile kendi içerisinde bir çok bakımdan tartışılabilir. Ancak ortada bir iletişim başarısı olduğundan rahatlıkla söz edebileceğimizi düşünüyorum. Çünkü Media Markt tüm dünyada uyguladığı stratejiyi Türkiye'de de başarı ile uyguladı. Yani bu yaşananlar sadece Türkiye'ye özgü değil. İşte size Media Markt Berlin mağazasının açılış görüntüleri:



Sonuç olarak ortada iki tane yeni açılan ve "iyi fiyat" vaadinde bulunan teknoloji mağazası var. Bunlardan birinin, şu anda daha bir hafta olmasına rağmen "temel mesajı" herkes tarafından fazlasıyla anlaşılmış durumda. Diğerinin ise şu anda nasıl algılandığı konusunda net bir bilgim yok.

Aralarındaki temel fark iletişim kurma yöntemlerinde. Biri iletişimini tüketici odaklı yaklaşım üzerine kurup derdini anlatmayı başarıyor, diğeri ise iletişime tamamen "şirket gözünden" yaklaşıp, belki de "zaten biliniyoruz" düşüncesi ile asıl faaliyet konusunun iletişimini kurmayı bile ıskalayabiliyor.

Sonuçlar da bunu göstermiyor mu zaten?

Bu yazıyı dilediğiniz bir sosyal paylaşım sitesine eklemek için tıklayın! Unique Brand Words yazılarını dilediğiniz bir RSS okuyucu ile takip etmek için tıklayın!



Salı, Ekim 02, 2007

Birkaç "iyi fikir"!

Hazır "reklam ajansınız ile asla pazarlık yapmayın, markanızın ihtiyacı olan 'iyi fikirleri' bu şekilde elde edemezsiniz" demişken, bir kaç "iyi fikir" örneğini burada paylaşmak istiyorum. Özellikle, "iyi" ile "kötü" arasındaki farkı anlamakta zorlanan ve "reklamın 'iyi'si 'kötü'sü olmaz" diye düşünenler için konu biraz daha netleşmiş olacak böylece.

İşte size, yaratıcı iletişimin gücünü gösteren bir kaç "iyi fikir":

Birine gerçekten dokunmak istiyorsanız, ona bir mektup gönderin. Australia Post

Avustralya Postanesinin mektup yazmayı özendirmeyi amaçlayan reklamı: "Birine gerçekten dokunmak istiyorsanız, ona bir mektup gönderin."

An advertisement by Jung von Matt/Alster for watchmaker IWC

Jung von Matt/Alster tarafından IWC saat üreticisi için yapılmış bir reklam çalışması. "Büyük Pilot Saati, burada deneyebilirsiniz."

Folgers Coffee

NewYork'ta caddelerdeki rögar kapakları üzerine yerleştirilmiş Folgers kahve reklamı. Baskı üzerinde ustaca açılmış delikler, kapaktan çıkan dumanların kahve dumanı gibi algılanmasını sağlıyor. Üzerindeki metinde de şu yazıyor: "Hey, şehir asla uyumaz. Uyanın."

Heineken

Hollanda Amsterdam'dan Heniken için bir açıkhava reklam çalışması. "Bira?"

Unicenter Shopping Mall in Buenos Aires

Arjantin Buenos Aires'te bulunan Unicenter alışveriş merkezinin 14 Şubat Sevgililer Günü için uyguladığı reklam kampanyası. Alışveriş merkezinin romantik atmosferini vurgulamak için çok basit ama bir o kadar da yaratıcı bir fikir.

Vücudunuz kötü koktuğunda insanlar sizden uzaklaşır.

Hindistan Mumbai'de bir alışveriş merkezi ve bir deodorant reklamı. Alışveriş merkezinin girişindeki otomotik açılan cam kapılar üzerinde gerçek boyutlu insan resimleri yeralıyor. Siz kapıya yaklaştığınızda doğal olarak iki yana açılan kapılar ile birlikte insanların da sizden uzaklaştığı duygusuna kapılıyorsunuz, o sırada karşınıza gelen deodorant reklamında şunlar yazıyor: "Vücudunuz kötü koktuğunda insanlar sizden uzaklaşır."

Duracell

Malezya'dan başarılı bir Duracell reklamı. Sokaktaki yüksek voltajlı elektrik kutusunun üzerine Duracell görselleri yerleştirilmiş.

Hayat, yanlış bir işte çalışmak için çok kısa.

Almanya Berlin'de bir insan kaynakları danışmanlığı firmasının ATM'ler ve kahve makinaları üzerinde uyguladığı reklam çalışmaları. "Hayat, yanlış bir işte çalışmak için çok kısa."

M-Tech Plasma HID ampulleri normal farlardan %300 daha fazla parlaktır.

İşte yine Malezya'dan, en etkileyici bulduğum çalışmalardan biri daha. Malezya'da bazı otopark veya ürünün satıldığı tamirhane duvarlarına, otomobil farları hizasına gelecek şekilde yapıştırılan yanık efektli baskılar. "M-Tech Plasma HID ampulleri normal farlardan %300 daha fazla parlaktır." İletilmeye çalışılan mesaj daha iyi nasıl desteklenebilir ki?

I.C.U. Cam Temizleyicisi

Güney Afrika havaalanlarında, mağazaların cam kapılarına yapıştırılmış gerçek boyutlu baskılar. Sol alt köşede I.C.U. cam temizleme ürününün resmi yeralıyor. Üzerine başka da bir söz söylemeye gerek görmemişler, iyi de etmişler.

Yoga Okulu

Hong Kong'ta bir yoga okulu için uygulanmış, oldukça düşük maliyetli bir tanıtım çalışması.

Mini Cooper - Size

Mini Cooper - Size

Ve Mini... Yaratıcı iletişim çalışmaları ile sıklıkla karşımıza çıkan Mini Cooper'ın İsviçre Zurich'de bir tren istasyonu girişindeki reklam çalışması. Aracın iç mekan genişliğini anlatmaya çalışmış ve bunu da çok iyi başarmış.

***

Bilmem anlatabildim mi?

Bu yazıyı dilediğiniz bir sosyal paylaşım sitesine eklemek için tıklayın! Unique Brand Words yazılarını dilediğiniz bir RSS okuyucu ile takip etmek için tıklayın!